Büyüleyici harabeleri ve dört ismi olan antik kent: Tripolis

Tripolis adı başlı başına ilgi uyandırmaya yetiyor; en azından bizde, onu daha yakından görme isteği ve merakı yaratmaya yetti! Ancak, anlaşılan bu kente tek bir isim yetmemiş ki, aynı zamanda Neapolis, Apollonia ve Antoniopolis olarak da anılıyor. Hangi adı beğenirseniz beğenin, Pamukkale yakınındaki bu antik kent oldukça güzel ve eğer bölgedeyseniz görülmesi gereken yerler listenize alınmayı hak ediyor.

Tripolis aslında halen etkin bir kazı alanıdır; yani, çalışmalarını sürdüren arkeologlar burada düzenli yeni buluntulara ulaşırlar ve bu da, bu antik kentin değişik zamanlarda tekrar ziyaret edilmesi gerektiğini düşündüren ilginç bir özelliktir. Bu gönderide Menderes üzerindeki Tripolis’e bakınız.

Tripolis'teki Agora

Tripolis’teki Agora

Menderes üzerindeki Tripolis hakkında

Resmi arkeolojik projenin web sitesine göre Tripolis’in tarihi, MÖ 4 bin yılına kadar dayanmaktadır. Helenistik dönemde Frigya, Karya ve Lydia bölgeleriyle sınırlanmıştır. Ancak bugün görebildiğimiz harabelerin büyük bir bölümü, kentin en parlak zamanları olan Roma ve Bizans dönemlerinden kalmadır. Şehrin kapıları, caddeler, hamamlar, stadyumlar, tiyatrolar ve meclis binaları dâhil olmak üzere kamu yapılarının çoğu 2.yüzyıldan sonra yapılmıştır.

2013 yılında 1500 yıllık bir kilise bulunmuş ve 2019’da yapılan kazılar da 2.yüzyıldan kalma bir çeşmeyi gün yüzüne çıkarmıştır. Bazılarının üzerinde Leto’nun başı bulunan kendi madeni paralarını basmış olan Tripolis, Denizli’nin Yenicekent ve Buldan ilçeleri yakınındadır.

Leto ile ilgili daha fazla bilgi almak ve onun palmiye korusunu görmek için Patara gönderimize bakabilirsiniz.

Avlu'da Agora'ya Girmeden Önce Yazılı Taş

Avlu’da Agora’ya Girmeden Önce Yazılı Taş

Tripolis’i yürüyerek gezmek

Bu antik kenti keşfetmek için iki resmi yürüyüş rotası bulunur. Kısa olan sizi, kazı sonucu bulunan, restore edilen önemli buluntuların yanından geçirirken, uzun olan diğeri size tüm kentin ne kadar geniş bir alana yayıldığı ve henüz tam çıkarılmamış tiyatro ve stadyumların görünüşü hakkında fikir verir. Okumakta olduğunuz bu gönderinin daha çok kazı sonucu çıkarılanlara odaklandığını fark edeceksiniz, çünkü henüz kazılarak çıkarılmamış yapıların çoğu halen yerin altında gizlidir.

Tripolis'te Kemerli Binanın İçinde

Tripolis’te Kemerli Binanın İçinde

Antik kente girmeden önce, araç park alanını geçer geçmez Mozaikli Ev’e varırsınız. Restore edildiği halde ne yazık ki bu bölge ziyarete henüz açılmamıştır. Dolayısıyla ancak yan tarafından içeri göz atabilirsiniz. Mozaikli Ev, Helenistik dönemin sonuyla geç Roma dönemi arasında yapılmıştır. Beşinci yüzyıl boyunca kullanılmış olan evin iki odasının yer döşemesi mozaik olup, evin yaşam alanları içindedir.

Mozaik Ev

Mozaik Ev

Hemen köşeyi döndüğünüzde Sütunlu Cadde ile karşılaşırsınız. Dükkânların sıralandığı caddenin Hierapolis Caddesi ile kesiştiği yerde Nymphaeum (çeşme) kalıntılarını görürsünüz. Çeşmenin iç boyutları 2,1 x 5 metredir ve kalıntıları bu caddeye kuşkusuz özel bir anlam katmaktadır.

Orpheus Çeşmesi ve Tripolis'te Sütunlu Sokak

Orpheus Çeşmesi ve Tripolis’te Sütunlu Sokak

Sütunlu Cadde’nin arkasında bulunan Agora’ya ise iki ayrı kapıdan ulaşmak mümkün… Kapılardan biri sizi, Agora’nın Kemerli Yapı ile Apsisli Yapının bulunduğu yan tarafına çıkarır. Apsisli Yapı küçüktür, ama çok harap durumda olan ilginç bazı fresklere sahiptir. Yapıya girmek yasak olduğu için, sadece girişten içeri bakabilirsiniz. Buranın aynı zamanda mezar olarak kullanılmış olduğuna dair kanıtlar da bulunuyor!

Kemerli Yapı ise gerçekten muhteşem; bir tanesi binanın ortasındaki sütunlar üzerinde olmak üzere tam 15 kemer dizisi içeriyor. Binanın bir yanında işlikler, diğer yanında ise depolama alanları yer alıyor. Geç Helenistik ve erken Roma dönemlerinde inşa edilmiş olan Kemerli Yapı, ya da diğer adıyla Cryptoportico, dördüncü yüzyılda ikinci bir kullanım evresi yaşamıştır.

Kemerli Binada Kemerlerin Destek Detayı

Kemerli Binada Kemerlerin Destek Detayı

Etkileyici Kemerli Bina

Etkileyici Kemerli Bina

Kemerli yapıya girmeden önce, Hierapolis Caddesi girişindeki kaldırım üzerinde bulunan tekerlek izlerine de bir göz atmanızı öneririz.

Bu Sepet Parçalarını İnceleyin!

Bu Sepet Parçalarını İnceleyin!

Şimdi sıra Tripolis’in hayranlık uyandıran Agorasını görmeye geldi. Agora toplamda 2800 m2’lik bir alan kaplıyor ve iç boyutları 50×56 m civarında. Kuzey ve güney taraflarında basamaklı birer platform ve batıda bir Stoa (saçak) bulunuyor. Bu Agora, dördüncü yüzyılın sonları ile beşinci yüzyılın başları arasında, Augustus döneminden kalma bir Agora yeniden düzenlenerek inşa edilmiş.

Tripolis'te Bir Kış Günü

Tripolis’te Bir Kış Günü

Tripolis Agora'da Gururla Duran Sütunlar

Tripolis Agora’da Gururla Duran Sütunlar

Beş metre genişliğindeki kemerli girişin (Portico) çoğunlukla oniks karolardan oluşan son derece çarpıcı bir (opus sectile) yer döşemesi olduğu görülüyor. Bir deprem sırasında tahrip olan Fahri Sütun, Agoranın tam merkezinde yer alıyor. Agora’nın 2018’de tamamlanan yenileme çalışmalarının, âdeta Tripolis’in geçmişteki ihtişamını kanıtladığını görüyoruz.

Tripolis 'Agorada Güzel Restore Edilmiş Portiko

Tripolis ‘Agorada Güzel Restore Edilmiş Portiko

Tripolis'te Ustalıkla Onarılmış Agora

Tripolis’te Ustalıkla Onarılmış Agora

Arkeologlar 2019 yılında yaptıkları kazı çalışmalarıyla Agora’nın yakınında 2.yüzyıldan kalma bir çeşme ortaya çıkardılar. Çarpıcı bir biçimde iyi korunmuş olan çeşme U şeklinde yapılmış ve eni 7 metre, boyu 32 metre. Arkeoloji ekibinin üslendiği yerin yakınında durup kazı alanına yukarıdan bakarak çalışmaları izleyebiliyorsunuz.

Tripolis Kazı Alanına Bakıyoruz

Tripolis Kazı Alanına Bakıyoruz

Tüm Renkler ve Boyutlardaki Sütunlar

Tüm Renkler ve Boyutlardaki Sütunlar

Tripolis’teki Tiyatro, Tiyatro Hamamlarını geçer geçmez uzun yürüyüş rotası boyunca yer alır. Henüz tam olarak çıkarılmadığı halde, oraya kadar yürüyüp kazı alanına ve çevresine bakarsanız müthiş bir manzarayla karşılaşırsınız. Çobanlar koyunlarını Necropolis bölgesinde otlatırlar; biraz daha yukarı çıktığınızda ise kale size daha geniş bir görüş alanı sunar. Halen yer altında bulunan Stadyumu ve şehir surlarının kalıntılarını geçin. Tiyatroyu görmek için en iyi nokta, kazı alanına giden yolun üzeridir; yapının at nalı şeklinde olduğunu yukarıdan çok net görebilirsiniz.

Yoldan Görülen Tripolis'te Kazılmamış Tiyatro

Yoldan Görülen Tripolis’te Kazılmamış Tiyatro

Tiyatro Hamamlarından Görülen Tripolis Kazı Alanı

Tiyatro Hamamlarından Görülen Tripolis Kazı Alanı

Girişte açıkladığımız gibi Tripolis’te kazılar sürüyor. Bu, gelecekte daha fazla buluntuya ulaşılacağı anlamına geliyorsa da alandaki tüm noktalara her zaman ulaşılamadığını da ifade ediyor. Yine de bu, bazı bölgelere giriş yasak olsa bile, antik kentin ziyarete değer olması açısından ödenecek küçük bir bedeldir diyebiliriz. Tripolis’i gezdikten sonra arkeologların yöntembilimini ve unutulmuş zamanlara ait görkemli eserleri gün yüzüne çıkarmak istiyorsak çok fazla kazı yapma gereğinin yaşayan kanıtını anlayabilecek bir görüşe sahip oluyorsunuz.

Kısa yürüyüş rotası bir saatten az sürüyor; gerçekten hızlı bir yürüyüşçüyseniz belki sadece yarım saatinizi alır. Yani, fazla zamanınız yoksa bile Tripolis, araya sıkıştırabileceğiniz bir gezi hedefi olacaktır.

Özetle Tripolis

Özetle Tripolis

Tripolis civarındaki gezmeye, görmeye değer diğer yerler arasında Buldan’ı, Hierapolis ve Pamukkale’yi, Laodikeia’yı ve Denizli yakınındaki güzel boyalı ahşap camileri sayabiliriz.

Tripolis Antik Sitesinde Farklı Mermer Çeşitleri Kullanılmış

Tripolis Antik Sitesinde Farklı Mermer Çeşitleri Kullanılmış

104 Paylaşımlar

Bunları da beğenebilirsiniz:

Bunları da beğenebilirsiniz:

Büyüleyici harabeleri ve dört ismi olan antik kent: Tripolis