Limyra: cenneti anımsatan antik bazilika

Antik kentler söz konusu olduğunda Limyra pek dikkat çekmez. Nedeni nedir diye düşünebilirsiniz. Öncelikle, bir zamanlar etkileyici bir antik kent olan Limyra’dan bugünlere, ayakta duran fazla bir şey kalmamıştır. Öte yandan ise Limyra, Sütunlu Cadde üzerinde gün yüzüne çıkarılmış olan Bazilika harabelerini gördüğünüz anda dilinizin tutulmasına yol açacak kadar da çarpıcıdır.

Eğer Finike civarındaysanız, sadece bu ikisi için bile Limyra yoluna girmeye değer; çünkü burası, artık aşırı kalabalık olan ve ticari bir niteliğe bürünen Pamukkale’deki ‘Kleopatra Havuzu’ ile ciddi bir rekabet içinde sayılabilir. Limyra ziyaretinizde sizi nelerin beklediğini ve kendinizi bu geziye nasıl hazırlayacağınızı görmek için okumaya devam edin!

Su, Limyra'daki Kalıntılara Biraz Büyü Katıyor

Su, Limyra’daki Kalıntılara Biraz Büyü Katıyor

Limyra’nın tarihi geçmişi

Tarihçiler, bir Likya adı olan Limyra’nın, bir Hitit sözcüğü olan Zẽmuri’den geldiğine inanırlar, ama bugüne kadarki kazılardan çıkarılanlar, tarihte Hitit dönemi kadar eskiye gitmemektedir. Ancak, bu alanda MÖ 7.yüzyıldan kalma çanak-çömlek parçaları bulunmuştur. Batı kentin kuzey bölgesinde görülen iç mimariye bakılırsa, ilk yerleşimlerin MÖ 6.yüzyılda gerçekleşmiş olması muhtemeldir.

MÖ 4.yüzyılda Limyra, bir yerel hükümdar olan Perikle’nin yaşadığı yerdi. Kent, gelişiyordu. O tarihlerde Akropol’ü çevreleyen sur duvarları, sıra evler, bir Türbe ve 5 Nekrolpol’e yayılmış 400 anıt mezar inşa edilmiş. Roma dönemi yazıtlarında, Likya Birliği’nin üyesi olan Limyra’dan iki oy sahibi bir metropol olarak söz edilmektedir. Tiyatro ve Roma Hamamları da bu dönemden kalmadır.

Daha sonra, Bizans döneminde, bugün halen kalıntıları görülebilen Bazilikası ve Piskoposluk evi ile Limyra, bir piskoposluk konumuna geliyor. Onuncu yüzyılda Piskoposluk mevkii yakınındaki, bugün Finike diye anılan liman kenti Phoinix’e taşınıyor. Limyra, 15.yüzyılda büyük ölçüde terk edilmiş ve 20.yüzyıl ortalarında tekrar yerleşim alarak bugün de halen yaşamakta olan bir köy haline gelmiştir.

Batık Mermer Zemin

Batık Mermer Zemin

Bir zamanlar göz kamaştıran, bugün hâlâ kendine baktıran Ptolemaion

Galatlar Küçük Asya’yı işgal ettiği zaman, Büyük İskender’in varisinin oğlu II. Ptolemy şehri savunup kurtarmış. Şehir sakinleri de kahramanları için bir anıt dikerek adına Ptolemaion demişler. Bugün büyük ölçüde harabe olan Ptolemaion tamamlandığında, 30 metre yüksekliğinde iki parçalı bir yapıymış. Yunan kahramanlarla süvarilerin arasındaki savaşları betimleyen rölyeflerle süslenmiş küp biçiminde bir altlığı varmış.

Küp şeklindeki altlığın üzerine, yapıyı korumak üzere gerçek boyutlarda dört aslan heykeli yerleştirilmiştir. Ptolemaion’un en üst kısmında ise çatısı koni şeklinde, İyon tarzı sütunlu yuvarlak bir tapınak bulunuyor; koni çatı, balık figürleriyle süslenmiş, yaprak ve yılanlardan oluşan bir heykelle de taçlandırılmış. Koni biçimli çatının bazı parçaları halen sahada görülebiliyor.

Limyra'da Ptolemaion

Limyra’da Ptolemaion

Su ile Çevrili Limyra Ptolemaion

Su ile Çevrili Limyra Ptolemaion

Batık Bazilika ve Sütunlu Cadde

Bizans şehir surları Ptolemaion üzerine çekilmiştir ve sur duvarının diğer tarafına açılan kapıdan geçer geçmez sizi bir sürpriz karşılar. Doğruyu söylemek gerekirse Limyra hakkındaki ilk izlenim pek de heyecan verici değildir. Seralar antik alanı çevrelemiştir ve alana girişte görülebilen yapılar da pek etkileyici değildir.

Ancak bu durum, Ptolemaion’un yanındaki duvarın diğer tarafına geçtiğinizde değişecek, alan bir anda bir nevi cennete dönüşecektir. İşte Limyra’yı ziyaret etmeniz için tüm gerekçeler buradadır: Kaynağından akan su, içine batmış harabeler ve yemyeşil bir ortam! Sıcak yaz günlerinde yerel halkın yüzmeye geldiği yerdir burası; onlar dünyada eşi olmayan bir havuza sahipler!

Limyra kazı ekibinin başında bulunan Martin Seyer, biz bu gönderiyi yayınladıktan sonra arayarak, Limyra’da yüzmenin yasak olduğuna işaret etti. Kazı alanında bu yasağın belirtildiği herhangi bir tabelaya rastlamadıysak da, batık harabeleri aşırı istekli yüzücülerden korumaya çalışan bir arkeolog olarak gösterdiği çaba için kendisini destekliyoruz. Yine de yüzme konusunda ısrarlıysanız, Finike’nin güzel plajları hemen yakında sizi bekliyor!

Bazilika Kalıntıları Açıkça Görülebilir

Bazilika Kalıntıları Açıkça Görülebilir

Batık Sütunlu Caddenin Bir Parçası ile Arka Planda Ptolemaion

Batık Sütunlu Caddenin Bir Parçası ile Arka Planda Ptolemaion

Limyra’da bir gezinti

Limyra’da yürüyüşünüze devam ettiğinizde, deneysel arkeoloji diye anılan bir yere geliyorsunuz. Türkiye’de gezdiğimiz birçok arkeolojik yerden sonra ilk kez bu deyişin yer aldığı bir bilgi tabelasına rastladık. Arkeologlar inşa ettikleri yapıya bir de isim koymuşlar: Antik dönem evlerinde erkek tuvaleti demek olan Andron!

Ahşap kirişlerle inşa edilmiş olan bu güzel yapı, Likya’da kaya içine oyulmuş birçok mezarın cephelerinin görünümleri hakkında fikir vermek üzere yapılmış. Bu cephelerin ahşap mimari taklidi olduğu düşünülmüş. Modellerle yürütülen teorik bir yaklaşımın sonunda, Limyra’daki arkeolojik çalışmalar için yeni yerler inşa etmek üzere teknik bilgi kullanılmış.

Limyra'da Andron Deneysel Arkeolojisi

Limyra’da Andron Deneysel Arkeolojisi

Bir Dere Gibi Görünüyor Ama Burası Batık Sütunlu Bir Sokak

Bir Dere Gibi Görünüyor Ama Burası Batık Sütunlu Bir Sokak

Buradaki arkeolojik çalışmalar son 50 yıldır sürüyor. Biz orayı gezerken bir ekip, Gaius Caesar için yapılan simgesel mezarın (kenotaf) hemen yan tarafında kazı yapmaktaydı. Bu kenotaf, Limyra’da ayakta olan belli başlı yapılardan biridir. Esasında bu, Limyra’da MS 4.yüzyılın 21 Şubatında ölmüş olan, Roma İmparatoru Augustus’un torunu ve muhtemel varisi için yapılmış, içi boş bir mezardır. Yapı eskiden rölyeflerle süslenmiş olup, bugün bunların bazıları Antalya Arkeoloji Müzesi’nde sergilenmektedir.

Limyra'da Gaius Sezar İçin Kenotaph

Limyra’da Gaius Sezar İçin Kenotaph

Tiyatro ve Roma Hamamları

Antik kent Limyra bugün bir yol ile ikiye ayrılmıştır. Yolun diğer tarafında bulunan Roma dönemine ait tiyatro, Roma Hamamlarının hemen yanındadır. Desteksiz duran at nalı şeklindeki yapının ilk inşası MÖ birinci ya da ikinci yüzyılda yapılmış olup, bir depremle çok fazla hasara uğradıktan sonra MS birinci yüzyılda ciddi bir yenilenme geçirmiştir. Yanındaki bilgi tabelasında yazdığına göre tiyatroda koruyucu bir güneşliğin altında 20 bin izleyiciyi alabilecek kapasitede oturma yeri bulunuyormuş.

Bugün, dört oturma yeri sırası oyun alanının altında gömülü olan Tiyatro halen kısmen yerin altında bulunuyor.

Tiyatro Sadece Kısmen Kazıldı, Dört Oturma Sırası Daha Gömülü

Tiyatro Sadece Kısmen Kazıldı, Dört Oturma Sırası Daha Gömülü

Tiyatroya Yakın Roma Hamamları

Tiyatroya Yakın Roma Hamamları

Limyra Nekropolü

Bu gezinizin sonrasında Arykanda yönüne giden yoldan biraz daha yukarı çıkmayı unutmayın. Limyra’nın Nekropollerinden birine gelmeden önce çok güzel bir taş lahit göreceksiniz. Kayalara oyulmuş mezarlar hemen yolun yanında ve tüm tepeye saçılmıştır. Bazıları halen yarı gömülü olduğundan, yolun altında kalmış olan başka mezarlar de olabileceğini düşünüyoruz. Her durumda buraya çıkmak, gezinize önemli bir katkı olacaktır ve eğer kaçırırsanız yazık olur!

Limyra Nekropolü'nün Bir Parçası

Limyra Nekropolü’nün Bir Parçası

Limyra Yakınında Nekropolis

Limyra Yakınında Nekropolis

Limyra kazılarıyla ilgili daha fazla bilgiye ulaşmak isterseniz, kazı ekibinin başı olan Martin Seyer’in bu raporunu okuyabilirsiniz.

Bu, birkaç saatlik bir yolculuk gerektirdiği için görmeyi planlayacağınız bir antik kent olmayabilir, ama eğer Finike bölgesindeyseniz, özellikle de yakınındaki Rhodiapolis ile bir araya getirebileceğiniz kesinlikle kayda değer bir gezi olacaktır.

87 Paylaşımlar

Bunları da beğenebilirsiniz:

Bunları da beğenebilirsiniz:

Limyra: cenneti anımsatan antik bazilika